"Alışveriş merkeziniz de yanmış. E yaşanmaz artık orada." Biraz düşünmeye başladım bu sözü duyunca. Başta dedim ki kendi kendime, o kadar kıyafet ziyan oldu, hadi onu geçtim sinema salonu yandı, sinema izlerdik orada ara sıra; her ne kadar pahalı olsa da sinema bileti bir öğrenci için. Bize ne olmuş, bu neoliberal kent çılgınlığı ne hale getirmiş bizleri bir düşünelim? Önce birkaç alışveriş merkeziyle geldiler bize. İçerisinde bir dolu uluslararası mağaza zincirleriye geldiler. Fast food zincirleriyle geldiler. Güzel şeyler vaat ettiler. Süslü püslü kıyafetler, işçilerin çok ucuza ürettiği naylonla karışık ucuz tshirtler... Ölüm riski alarak merdiven altı işletmelerde aç kalmamak için işçilerin kumladığı kotlar; daha sonra ne bileyim, pahalı mücevherler, takım elbiseler, kokoşlar için üretilen ayakkabılar, kocaman dev çantalar, dev hamburgerler, pizzalar... Say say bitmez. Bir süre sonra da gittikçe artan AVM çılgınlığı içerisinde bulduk kendimizi. İzmit'li olmasam da, İz...