Bir melankoli hali...


Ben bunları kimseye anlatmadım, kendimle bile konuşmadım demiş bir abimiz.

Bir tek sen duy diye de değil, duymayacağını yada görmeyeceğini bile bile yazıyorum bu satırları...

Platonik takılan bir ruh halindeyim...

Gecenin sessizliğinde basan efkarımı dağıtacak belki de bu şarkılar sadece.

Çok bir şey de değil belki yaşanılan, geriye arta kalan...

Kısa bir geçmiş, sadece küçük bir anı, insanın ruh halinde büyük bir etki bırakırmış bazen; belki de ondan.

Ve güneş bugün umutsuzca doğuyor, bense kendimi kandırmaya çalışıyorum...

Oysaki, yakın zamanda bir balıkçı teknesinde şarap içiyor olabilirdik seninle başbaşa mesela.

Belki de bilinç altımın derinliklerine bırakmalıydım kendimi, rüyalara dalmalıydım sadece, teselliyi bulmak için...

Teselli bulmaya yöneltecek beni ne oldu ki bir anda böyle...

Duyguların kesintiye uğradığı bir sonbaharda kaybetmişiz bir şeyi ondan herhalde.

Demek isterdim ki...

Benimle yürümek ister misin, fazla uzağa değil;
Bir yada iki yıl zamanının sonunda.
Konuşmayacağız... Yılların açlığını da anlatmayacağız.
Belki güleceğiz bazen, yada gözyaşlarının nedenini bulacağız;
Yada kaybolmuş bir şeyi ikimizde arayacağız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kozmos'un Rengi

Rama-zan

Yaz