Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sakız

Resim
Yürüyorum ya ben şimdi. Bütün deniz üstüme üstüme geliyor fıskiyelerden. Yürüyorum ya ben şimdi Yol bana inat bitiyor Yürüyorum ya öylesine Sahil bitiyor, Beton oluyor Korkmuyorum ya şimdi Betondan koca bir şehir oluyor. Şehir büyük... Beton sert. Yürüyorum ya ben bu şehrin yürüyüş yolunda Yol bi yere gitmiyor. cebimde 2 sakız kalıyor geriye... Çiğnesende bitmiyor...

Duy

Resim
Bağırıyorum ya buradan sana. "Duymuyorsun."                                                                    - Biliyorum..     Bir şeyler fısıldıyorsun belli belirsiz  "Duymuyorum."

Oyle cok içelim ki seninle,

Resim
Korksak ta sonradan Öyle çok bakalım ki birbirimize, Korkalım.. Utansak ta ayılınca Öyle çok içelim ki seninle, Utanalım... Öyle çok olalım ki bir gün geriye hiç bir şey kalmasın bizden. Sen karalar ol, ben denizler...

İnceden...

Resim
Bu yazıyı herkes okuya biliyorken bir sen anla istiyorum. Adını söylemek tehlikeli. Seni görmekte... Düşünmek... hepsinden beter... Aklımdasın ama her şekilde. Kefken'desin, sahildesin, gözümün önündesin istediğim her an istediğim kadar. Yakınsın bir kedinin yanımda durması gibi. Hareket edersem kaçacaksın. sana bakarken eline uzanmamak imkansız... Uzak değilsin ama özlenensin. Özlem kronik bir hastalık senin yüzünden. Varlığın çözemiyor yokluğunda hissedileni... Bu yüzden suskunluğum konuşurken seninle. Senin sesini dinlemelerim bu yüzden. Bu yüzden konuşmaya çabalamam. bu yüzden anlamsız oluşu cümlelerimin. "Senin şarkın çalıyordur belki şuan bir radyoda                                                     ve elinde bir kadeh Dostlarına bahsederken şarkının en sevdiğin yerinden Bende birama bahsederim belki senden ...

Eflatun

Resim
Dünyayı yönetmek için paraya ihtiyacım yok.                                       güce i htiyacım yok .                                                                       Hatta                                                                       kimseye ve hiç bir şeye ihtiyacım yok. Lazım olan bir şişe yeşil peri. Lazım olan düş kurabilme yeteneği. "karanlığa yeterince bakınca insan bir şeyler görebilir kanımca" ama yoktur sonuçta. Korkularımızdır karanlıktaki perdeyi insana çeviren. "dünyaya yeterince bakınca insan yönetebilir kanımc...

Uzakları yakın eden radyo!

Resim
Aklımdan hiç çıkmadı bu slogan. Hiç uzağa gitmemiş olsam da. Üstelik teknoloji çağında uzak kavramının anlamsızlaştığı zamanlarda... Nostalji ilgimi çekmiştir zaman zaman ama hiç radyo dinlemişliğim yoktur mesela benim. Alışamadım bir türlü sıradaki parça sana gelsin edebiyatına. Programlarıda dinleyemem zaten. Birinin sürekli konuşmasına alışkın değilim.  Radyo programlarını dinlerken her zaman kendimi cevap verirken buluyorum radyoya... Bir radyo modu var lakin şuan üzerimde. " Akşam olur mektuplar hasretlik söyler              Zagrep  radyosunda  lilimarlen türküsü" Zagrep'te ki bir radyocu lilimarlen'i mi çalar inatla bilemem ama dinlemek isterdim. Herneyse... Zagrep değil uzak olan   bisikletim   olduğu sürece sorun yok mesafede. De... Sorun ne? Sorun... Söylerim belki...

Bisikletim

Resim
Kimse kalmasa etrafta Ölü piksellerimizi gömsek beraber Sessiz olsa Yargılanmasak Yargılanmayacağımızı bilsek Birde içsek... Ağzın olsa Bisikletim

Doğmayaydım İyiydi...

Resim
"Bugün benimm doğum günüm Hem mutluyum hem yastayım bir ajansta deri koltukta babamın evlendiği yaştayım" Görüldüğü üzere öyle pekte kafiyeli bir hayatım yok. Kimsenin yaşamadığı şeyleride yaşamışlığım yok. Mesela torunuma torbama anlatacağım önemli bi hus yok                                                                      Şimdiye kadar tabii                                                   ...