Doğmayaydım İyiydi...

"Bugün benimm doğum günüm
Hem mutluyum hem yastayım
bir ajansta deri koltukta
babamın evlendiği yaştayım"

Görüldüğü üzere öyle pekte kafiyeli bir hayatım yok.
Kimsenin yaşamadığı şeyleride yaşamışlığım yok.
Mesela torunuma torbama anlatacağım önemli bi hus yok
                                                                     Şimdiye kadar tabii
                                                                     yani ilk çeyreğinde hayatımın.

Ama  sokakta, statta, trende, sahilde, barda ve otobüste, tekel işçileri için ankara'da, harçlara yapılan zam için İnsan Hakları Parkı'nda ve inandıklarım için nezarethanede sabahlamalarımı anlatabilirim sanırım.

Kavgalarımı anlatamam. Kavga etmedim şuana kadar
Lakin anlatabilirim belki yediğim copu, küfürü biber gazını ve postalı
Anlarlamı bilemem.

Öyle fırtınalı aşklar yaşamamış olsamda sevdiğim kadınları neden sevdiğimi anlatabilirim belki.

Onlar için sokakta, statta, trende, sahilde, barda ve otobüste, sırf 5 dakika görmek için sevilesi insanı gittiğim Balıkesir'de, sevdiğimi söylemek için beklediğim kapısı'nda ve inanmadığım için terkettiğine telefonun başında sabahlamalarımı anlatabilirim sanırım

Sonuç olarak;

Her güldüğü, her üzüldüğüm, sevindiğim, sersemlediğim, kırıldığım, sıkıldığım, utandığım anı anlatmak isterim sanırım...

Daha 75 yıl varken üstelik

neyse iyi ki doğdum.

Anlatacak çok şeyim var

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaz

Kozmos'un Rengi

Atlantis