Bir emir kipidir bu sana doğrultulmuş.... "yaptıklarının bedelini ödemezsin çünkü" bilinçli bir harekettir yapmamak ve şizofren dir içsel bile olsa paradokslar. Merceğin arkasından gördüğün dünyaya sıkışmak istemiyorsan - ki kendi tercihindir - yapmalısın, yapılası olanı. Çok bilmiş davranmam dünyayı ele geçirme planlarımda hep sarsıcı başarısızlıklar kazandırsada. Tanrı -ki varsa- istememiş olsada (bunun için elinden gelen tüm yağmurları kullandığını düşünüyorum nedense) şuana dek kimsenin beni öldürmeye yeltenmediğini düşünmek bana huzur veriyor. Çok bilmişliğim bundan sanırım. durduracak birşey çıkmıyor karşıma. yada çıkanları ben görmüyorum. Yol kenarında sinsice bekleyen dubalar gibi. Neyse; Çözümün konusunda fikir beyan etmeme kararım var. Ama yöntemin konusunda var pek çok söyleyeceğim. Yaz-mak çok bilinçaltı bir iştir ve herzaman tersyüz eder bilinçaltını ve bilincini. Yazabilirsin. çekinmeden. Kimse anlayamaz. Bilinçaltın anlaşılmazdır çünkü. Rüyalar gibidir...
Renkler öyle çok ki gözüm kapalı hissediyorum seslerini. Öyle yüksek ki alkol oranı kelimelerinde Hani, 672 km olsa aramızda -ki var- sarhoş etmeye yeter kokusu. Bir rakı masası var kozmosun ortasında. kara deliklerle süslenmiş yeni bir galaksi. hani, biraz fazla kaldırsan kadehi yok olacakmış gibi. Kozmosun anti-fizik yüzeyindesin hangi hücrene dokunsam hiç bilmediğim bir renge boyanıyor elim. sarılıyorum sana kollarım olmadan öyle çok ki renkler bir görsen! gözüm kapalı hissediyorum renkleri -------- Küçük mavi gezegen, boktan sarı bir iki kıta tam bağlandığı nokta, yüksekçe binalar yalnız arabalar, toz duman ve sen. ------- Yıldız tozlarını damıttım bardağına, masada sönmüş gezegenler. ve kimsesiz ve isimlendirilmemiş bir takım yıldızı gibi karşımda ki yerini almanı bekliyorum. Plüton'da işler böyle yürür sevgili okuyan. dev bir kanyondur kalbimiz. uzakta ki kozmoslar görsün diye.
Tesadüflerden öteye geçen pek bir şey kalmadı elimde. Bilinmeyen bir şehir var uzakta. bi'kaç gri nokta. şehri bitiren kalın pis çizgiler. Tam tamam artık demişken tam kedi tüylerini temizlerken üstümden bi'şey oluyor içimde. gri şehir-beton-şehri bitiren ne varsa renkleniyor. çok geride kalmadı mı? Mesela diyorum Sesli düşününce biraz. Atlantis duruyor mudur hala? gitsem şimdi otobüsle oraya otogardan beni alan olur mu? mesela orada da hastalanan kediler var mıdır hala? o kedilere yardım eder mi kadimler? otostop çeksem duran olur mu? kimse yokken bi'sahilde ters dönmüş bi'kayıkta gün batar mı? mesela diyorum. hayalden öte geçmişe gidilir mi? geçmişi hiç bozmadan Bi'geçmiş daha eklenir mi? yoksa betonlaşmış mıdır artık? Bi'yerde duymuştum anılar eskidikçe içindeki insanlardan kurtulurmuş. Kurtulmak istemez mi yoksa. gerçekten kayıp mıdır Atlantis? yoksa sende Atlantis'te misin hala?
Yorumlar
Yorum Gönder