Umutsuz gözler ve sigara küllerinin hatrına...
Biz mutluluk için geçici bir andık sevgilim...Senin umutsuz gözlerin ve sigara küllerin vardı,
benim ise titreyen ellerim ve de dolan gözlerim.Sen anlatırdın hep,ben ise seni senden defalarca
dinler gibi bakarak seni ne kadar sevdiğimi söylerdim kendime.Sen duymazdın ama bunu içimden konuşurdum hep korkardım ve sen bunu bilirdin...
Sustuğumuz anları hiç bilmem mesela çünkü;sen hep meşguldün ve ben hep seni dinlemeye mahkum beyin damarlarında zincirleri olan bir azılıydım.Anlatırdın bana saatler geçer sendeki zamanlar geçer ama o anlatma isteğin hiç geçmezdi. Bense seni biraz daha görebilmenin huzuruyla
yapardım sabahı ve sonrasında sen uyurken izlerdim seni...
Gittin sevgili hem de hiçbir şey demeden beni zincirlerimle bırakarak gittin benden...Bir gece
bana hiç dönmeyeceğini bile bile sarıldım sana ve her zamanki parfüm kokundan başka umutsuzluk kokan tenine. Şimdilerde azılı olmamın verdiği bir sessizlikle penceremden güneşin doğuşunu izler oldum sessiz sedasız.
Yorumlar
Yorum Gönder