Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

çekyat

Resim
Bir dolu karın ağrısı, ağız dolusu kahkaha biraz künefe ve yeteri miktarda sigarayla girmeyi isterdim yazımtrak dünyaya ama olmadı. pantolonumu pijama eylemiş hiçdeğişmez yatağımdayani bir başkaevde uyuyayazmalarımın ortasında yazıyorum ey okuyan. Bu yattığım çekyatın pek ilginç bi tarihi var bende. Hoş zaman içerisinde şeklen değişmiş olsa bile hala "salondaki çekyat" ideası sabit olduğundan aynı tadı verebiliyor bana.Bir aşklaşma merasimim burda bitmişti.ve pekte uzun olmayan bir yılın ardından yeni bir aşklaşma törenimin temelleride burada atılmıştı. Ve şimdi aynı çekyattan sesleniyorum sana okuyan. Birkaçetrafı boyalı hatıranın olduğu koltukta artık bana yer yok.Uyumak bir işkencenin ilk seansı gibi.Hani işkenceye başlamadan evvel bir kova suyla uyandırır ya işkenceci kurbanını aynen öyle benim durum. HErneyse okuyan; Bugün fizikkurallarının dışında konuşmalıyım seninle. Çünkü bu çekyata yalnız uzanırsam sığamıyorum. Lakin çoğaldıkça bu çekyatta ben ve benim aklımd...

... Ve başlıyor yine bitemeyesice!

Resim
Her uyandığımda sevgili okuyan tüm bedenimden siliyorum ölü piksellerimi. Her gün kana-kan yöntemiyle benden aldıkları hücrelerimi... "liseli ergen bir çocukmuşum gibi aynanın karşısında, sivilce avcısı gibi yoluyorum tüm dünden kalan piksellerimi." Her yeni umutlu bekleyiş, farklı bir çöküşün jeneriği oluyor. Karın ağrısı ve peşinden gelen bulantı. kusmuyorum ne var ki. biriktirmek gibi bir derdim de yokken üstelik. işlevini yitirmeye başlamış paket lastikleri gibi günbegün genişliyorum. büyüdüm sanırken ben bitmekte olduğumu fark edemiyorum. Hiç bir alkol kombinasyonu paket lastiği hazzı vermiyor bana. Sözün özü sevgili okuyan. Ne sen okuduğundan bi bok anlıyorsun. ne ben yazdığımdan. Karmaşamı lazım hala sana. ?