Şavşat'68'den İzlenimler

Epey geç yazıyorum bu sefer hayal olmadığından emin olmaya çalışıyordum zira. Hayaller çabuk unutulur, su gibi kayar aklın mazgallarından...

Bir çatı katıydı olduğum yer. 33 kişi olmalı benden hariç.4. Kuşak şavşatlı olarak üçgen bir masada hipotenüsün ortalarında bir yerde oturuyordum. Nedret'ler Necdetler Koç Ali'ler gibi çok iyi tanıdığım insanlarla tanıştım evvelce. Dik kenarlardan birindeydi iki halam ve oldukça geniş bir aile'ydi bizim üçgen.

Çocukluğumdan beri dinlediğim hikayeleri öğrendim, kahramanlarından dinleyerek. Çocukluğumdan beri bildiğim ve Nedret Ural'ın albümünde öğrendiğim türküleri dinledim, müzikle aramda CD yada MP3 köprüleri olmadan.

 Şavşat'ın 68'ini gördüm rakı yarılanınca. Yarım bıraktıkları bir türküyü söyler gibiydiler, hocalarından çekinerek konuştular ve şakaları beraber yaşadıkları yerlerden di.

rakı bitmişti ben oturduğumda Nedret abinin masasına. Sorsa biri ne konuştun diye. Havadandı sudandı.Fakat hava şavşatın havasıydı, su Vel'de çıkarken bayırı ayaklarımı ıslatandı.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaz

Kozmos'un Rengi

Atlantis