Arya... Tanırmısınız Onu?

Geldim dedi arya. gözleri; kırmızı olmayan bir heyecanla. Bir asansörün kapası pek mutlak olmasada böyle bir bekleyişten çıkan karşılaşmaya yinede en sakin sesiyle çabaladı laşet. "ufak işlerim var."

Dakikaların hızlı ya da yavaş akmasına alışkındı laşet. Bilirdi saat kadranının dönmediği zamanları ama bu sefer hiç kıpırdamadı kadran. Uzun bir yürüyüşteydi tozlu sisli ve karanlık olmayan sokaklarda. Gürültülü olmalıydı çevresi kendi kendine konuşacaktı çünkü otobana indi, inşaatın yanına gitti gürültü yetersiz kaldı fakat.
Nasıl bir çığlık olursa olsun bastıramıyordu gürültüsünü beyninin.

Geri dönüş yoluna girdi. Çok uzaklaştığından emin olduktan sonra. Daha kadran bir tur atmadan evvel vardı. arya'nın olduğu yere.

Bakamadı yüzüne. gördüğü şeyden korkacaktı. biliyordu bu duyguyu. bakamadı. belki de bakmadı. Ama farketti özlediğini.

hissedemesede özlendiğini...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaz

Kozmos'un Rengi

Atlantis