Bir Daha ki sefere Şavşat

Ait olmak istediğim yerdeyim. 24 yıldır beklediğim şehirde. Sıkıntı ve boşluk hissedince düşlediğim şeydi. Artvin'de Şavşat'ta uyanmak sabah sabah. Duyacağım huzuru hissederdim düşlediğimde.

Artvin'deyim Şavşat'tayım ait olduğum, olmam gereken yerdeyim hemde düşlediğim biçim de. HEp düşlediğim şeyi yapıyorum uyumadan evvel. Balkonda, uyumakta olan şavşata karşı sigara içiyorum. Köpeklerinden korkmuyorum bu şehrin ve sineklerinden kaçmaya luzum görmüyorum. Her taş parçası ve her rüzgar değerli benim için.
"İnsanların böyle hissedebileceği yerlerde yaşamaları gerekli" diyorum uzun zamandır konuşmamaktan uykuya geçmiş olan ses tellerimle...
İki nefes çekiyorum peş peşe biri sigaradan biri yağmurlu sakin havadan. Bir geçmişse alıyorum nefesimi. Bir olduğum ana. "Gelecek; geldiğinde görülecek birşey" diyorum eskisinden daha iyi çıkan sesimle.

Bir gariplik var ama boğazımda. Her kelime yalan söylermişçesine geçip gidiyor yağmurlu sakin sokağa. Utanıyorum şavşat'tan " Ait Hissedemediğim "için. Bir şehir öyle sarmışki tenimi, tenim ulaşamıyor Şavşat'ın serin havasına.

"İnkar edemem. Özlüyorum" diyor parazitli bir ses. "...Teşekkürler iyi birisin" diyor. Hafif ve samimiyetsiz bir gülümsemeyle gösteriyorum üst dişlerimi.


Ses susuyor. Sokak gibi. Ait olduğum yer beni terkediyor. Başka bir aidiyetliğimden dolayı. Tıpkı parazitli ses gibi....

Şavşat konuşmaya başlıyor belli bir süre düşünmeden durunca. "Ait olduklarından" diyor "kurtul!"

Üzgünüm şavşat. sana geldiğimde fikrimi başka bir şehirde. İzmit'te İstanbul'da Altınoluk'ta yada bilmediğim herhangi bir yerde unuttuğum için.

unuttuğum fikrim memleket kokuyordu. sendin benim gözümde. beni Sevemediğinden dolayı unuttum şavşat fikrimi orda. Ait olamadım sana.

Kusura Kalma....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kozmos'un Rengi

Rama-zan

Yaz