Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Logolar bizim logolarımız

Resim
Akşamüstü otururken farkına vardım. İlginç iki tane logo...

Minare'de Çilingir Sofrası

Resim
Bir içmece esnasıydı. Beylerbeyi'nde birçok bey ve birçok hanım iç içeydik. Toplamda 5 karışlık bir dinez kıyısında onlarca masa ve onlarca bira vardı. Sıkıştığımız yerden kafamı kaldırdığımda gördüm onu. Tüm beylerbeyini ve boğazı görebiliyordu. bir garip duygudur girmiştir içime o günden beri Bu caminin minaresinde bir çilinigir sofrası kurada dek sabırla bekleyeceğim o caminin kapısının açık unutulması....

Sevgili Devlet Baba

Resim
Sayın Devlet Babanın Dikkatine; Bildiğiniz üzere sigara paketlerinde iğrenelim diye birçok resim koydunuz. Yararıda oldu (tabii yaptığınız zamlarla birlikte) artık insanlar tabaka yada sarma sigara içmeye başladılar. Bu başarılı hareketinizi öncelikle tebrik eder saygılarımı niyaz ederim. Değerli devlet baba. Beni senden çok kimse sevemez. Bunu "insan sevdiğine kızarmış" lafıyla açıklayabiliyorum. Sağol kolluk kuvvetlerin hiç yalnız bırakmadı beni. Lakin; şu sigara paketlerinin üzerinde ki fotograflardan biri gerçekten çok üzdü beni. Ne gerek vardı şimdi Yalçın abinin yaşlandırma tekniği gibi öldüğüm anı photoshopta yapmaya!. Önceleri düşündüm acaba her bakan kendini mi görüyor diye başkalarınada gösterdim ama ben gene ben. Sözün özüne gelerek senide pek sıkmak istemiyorum devlet baba. Bir an önce bu fotografları kaldıra bilirsen çok sevinirim. Saygılarım ve sevgilerimle arz ederim. Amin.   Not: Bir bak sende hak vereceksin ... Not: Devlet baba. ...

olmayacak duaya amin diyen ateist

Resim
Özlü sözlere sahip olmasamda birkaç kelam edebilmekten mutluyum. "bir kapıdan çıktığınızı görüyorsa biri, bir kapıdan girdiğinizide görebilir bir başka biri" Ne anlama geldiğini inanın sizin gibi bende düşündüm. Dudaklarımdan dökülü vermişti çünkü ağdalı bir konuşmanın tam orta yerinde. Duyanlar anladımı bilmem ama ben anlamadım neden bahsettiğimi. Zaten anlaşılır olmak ağdalı muhabbetlerde "sığ" kaçarmış onu öğrendim ne kadar anlamsızlaşırsa o kadar çok "falanca bunu beğendi" yazılarıyla karşılaşırsınız üstelik. "Git dediğimde beyaz bir çığlık attı kaf dağının ardından medusa" Anlam ne kadar saçmalarsa o kadar iyidir ağdalı konuşmalarınız... Neyse. Özüne dönelim yazının. Hiç olmayacak duaya amin diyen bir ateist olarak . Sanırım yer yüzüne bir iz bırakmış tüm tanrıların nefretini üzerime çektim. Dua kabul görmedi tabii diğerleri gibi. Bir dua hakkım daha var şimdi ama aminlerle sonlandırmaktan ziyade bekleyeceğim şimdilik. Konuş...

ZAFER=AZAP

Resim
Yaşlı gözlerin kamçılanmış yaşları…

Kafadaki Softluk

Resim
Göğüs kafesimde saniye başı atan o rahatsız yapıya virüs mü bulaştı yoksa üzerine beton mu dökülüyor anlamıyorum.Bir gülyabani yürüyor üzerime resmen,kaçıyorum. Bu sefer gerçeklerden değil ama gerçek olmayan her şeyden... Tanıdık,tek düze olmayan merdivenlerden çıkarken,acelecilikten uzak ama aşırı susamış.Konuşamayacak durumdayken susuzluktan karşılaşılan tanıdıkla,muhabbeti ağırdan alıp idare edercesine,kaldığın yerden devam eden,sonunda varacağın yere ulaştığın,suyunu her zamanki yerden almanın rahatlığıyla,orada olduğundan emin olmanın verdiği güvenle,orta boy kola gibi kararında bir huzur,rahatlık ve kafadaki softluk...

uzak bir gölge

Resim
unutuyor ellerini ellerim unutuyor beni yüreğin siliniyor siliniyor sevgimiz yaşanmamış gibi sevgilim buz kesmiş iki ırmak kavuşamaz birbirine yabancı iki yalnız sığınamaz birbirine elveda yorgun heyecanım ıssızlığım elveda seni yolcu ediyorum hayata seni yolcu ediyorum elveda...

Kavram altı buzağı araması

Resim
Kavram altı buzağı araması: "SANAT – SEPET" - Serdar Türkmen // 0 yorum Elbette bu tireleme (‘Sanat-Sepet’) ciddi (!) tepkilere gebedir. Yani gündelik hayatta sıkça maruz kalınan “Edebiyat parçalama”, “Felsefe yapma” ve hatta “Maval okuma” gibi emir kipindeki uyarılarla aynı sınıfa dâhil olduğunu düşünenler olacaktır. Sanatla sepetin ilişkisi oldukça eskiye dayanır. Fakat sanat, zamanla birleşip çitlerle çevrili bir alan yarattı kendine, sepetse kırmızı başlıklı kızın elinde kalakaldı. Bugünse sanatın, ‘Sanat-Sepet’ tirelemesinden haz etmediğini pekâlâ söyleyebiliriz. Oysa sepetin bir şikâyeti yok bildiğim kadarıyla. Sanatın, kendi biricikliğini, yücelik iddiasında anlamlandırma ısrarına bir tokattır galiba şu sepet eşleştirmesi. Neticede fildişi kulelerden sanat akıyor. Oysa sanat yapabilme potansiyeline herkes sahiptir. Şöyle ki; kimi 4 yaşında piyano dersi almaya başlar, kimisi de ayakkabı kutusuna gerdiği paket lastiğinin tıngırtısı...

sinusoidal

Resim
Nerden başlarsam başlayım dönüyorsam aynı yere başlangıçlarımın çok önemi yok öyleyse... Oha lan çok karmaşık oldu... Şöyle diyelim. Nerden başladığımı unutacak kadar çok yürüyünce. Dejavularla karşılaşıyorum. Hep başladığım noktayı anımsatıyor geldiğim yerler. Anlamsızlaşıyor vardığım varacağım yer. Yok abi buda olmadı. En iyisi bu Başladığım yere vardım. Eminim. İlk günde görmüştüm aynı bakışı... Herneyse...

O kadar oldu mu Hakkaten?

Resim
Sıkılırsın dediğinde sabırlıyım demiştim... Sıkıldım! Öyleki hemde sağda solda konuşasım var. anlatmam lazım ne olmadığını. Havadan sudan bahsetmekten sıkılmadım çünkü, 262'den biradan yada göz bebeklerinden sıkılmadım. Ama sıktı işte olmayasıca! Herhangi birini düşündüm önce sonra herhangi birini aradım. birkaç kez çaldırdım, kapadım ve birde mesaj yazdım. "işin bitince ara beni gibilerinden" 6 saat sürsede bekleyişim arandım. Sonra birini düşündüm tek birini. sonra aradım. meşgul tonu. işim var cevabı ve aynı şey "işin bitince ara beni gibilerinden" devam etmekte bekleyişim... herhangi bile olmadığımın farkına vardığım şu günlerde... herneyse... Anti-egom kabardı yine... Unutmadan... öğrenmenin yaşı yok derler

Siyahı severim...

Resim
severim siyahı... "tüm suçları gizler.","yalanları örter.","asil bi renktir." vesaire... Siyah denince aşağı yukarı bunlar söylenir. Siyah boktan bi' renktir...Yoktur çünkü... Olmayanı sevmek.Aslında mevzuu bu.Ona bakıp binlerce şey görebilim.Çünkü bişey çağrıştırmaz.Yoktur çünkü. ölüm siyahtır.Yaşam beyaz. ölüm anlatmaz çünkü. herşey yaşamda vardır... yaşam hatırlatır bana herşeyi.Ölümler unutturur. Siyahı severim.Boktan bi' renktir.

Birazda Acılı Olsun

Resim
Yok yok kebapçılarda duyduğun şey değil bu... HAYAT dediğin şeyin emir kipi bu. Hatta ta kendisi hayatın. Birazda acılı olsun... Üzülmeden yaşayabilenler "monoton" zanneder hayatlarını. Acı isterler. aşık olup , kavga edip sadece sıkılıp acı çekmek. Ve platonik bir karanlığa atarlar bedenlerini.Bir bakıma ötenazi haklarını kullanırlar bilmeden... Ölürler anlamadan bittiğini hayatın ve üzülürler kendi cenazelerine sadece kendileri gittikleri gidecekler diye... Gerçek hüznü göstermek isterim onlara...aşk açısını değil... açlığı,savaşı, ölümleri... birazda acılı olsun dedikleri için...

Mastar Söylemler

Görmek, bilmek ve duymak yaşanılası tüm hisleri. Yaşama dürtüsünü bulmak bir bakıma bir binanın 4 katında ve pek planlanmamış bir akşamda. Günlerin geçmesi dakkikalar hızında ve gelmesi -geleceği muallak- olanın. saatlerin yarım yarım ilerlemesi. İlk yarım'ı kaçırmak. Çayın soğuması... Devam eden yarım saatlerde yarımların 50'lik olması ve onbirotuzu özlemek. ve başka bir yarım'da onikiotuzda gelmesi beklenenin.. dlin kimiğinde erime arzusu sürekli ve bir heceleme hatası 2 çöreğin ve arkada çalmakta olan serdar ortaçın ortasında. O an; ana rahminden çok baba taşağına dönme arzusu. Görmek bilmek ve duymak. Olmaması gerekenin herzaman olması. Hassiktir çekmek arzusuyla yanmak o yarımın içinde... Her şeyi unutmak istemek. Unuttura bilecek tek şeyin bir çift göz olduğunu bilmek ama unutmaya çalışılanı hatırlatan dudakların tam üstünde bulunması. bir bakıma gelen hediye paketinin boş çıkma hissiyatı. Yağmurlu deniz kıyılarında mahsur kalmak. Yaratanın yaradılandan ...

Sıkı dost

Resim
ben senin dostunum dedi şişenin üstündeki mahluk bıyıklarımla onayladım